Gülseven Medar

Gülseven Medar
  • 0
  • 472
  • 8 Mart 2020
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
    Loading...
  • +
  • -

Müzikle küçük yaşta ev toplantılarında dedesinin teşviki ve cesaretlendirmesiyle tanıştığını, ilkokulda amatör bir şekilde türkü söyleyerek bu sanatı icra ettiğini dile getiren Gülseven Medar, “Sonraki eğitim hayatım sürecinde hep etkinlikte bulundum. Konservatuar eğitimiyle profesyonel müziğimi icra etmeye başladım. Müzik, düğünlerde, cenazelerde, kutlamalarda, efkarlanmalarda duygulara tercüman olan en yaygın sanattır” dedi.

Medar, “Ben geleneksel halk müziği seslendiriciliği yapıyorum. Çeşitli sahne ve albüm projelerinde Kürtçe ve lehçeleri, Türkçe, Ermenice, Arapça ve İbranice eserler seslendirdim. Fakat ağırlıklı olarak anadilim olan Kürtçe ile halk müziği eserleri okuyorum” ifadesini kullandı.

Koçgıri bölgesinin müziğinin hayatında önemli bir yer tuttuğunu söyleyen sanatçı, ilk duyduğu ezgilerin yöresine ait olduğunu ve düğünlerde, cenazelerde  ve muhabbetlerde yöresel kılamların çokça yer aldığını belirtti.

“Her bölgeye has melodi var”

Kürt sanatçı, “Kürt müziğinde her bölgenin kendine has melodik ve ritmik bir yapısı vardır. Ayrıca lehçe ve şive farklılıklarından da ötürü edebi olarak çeşitlilik gösterir. Bu çeşitlilik sebebiyle her yörenin özel bir yeri vardır. Koçgıri bölgesi de ağıtlarıyla, güzellemeleriyle, Alevilik inancını yansıtan deyişleriyle, tarihi olayları ve mitolojiyi konu alan destanlarıyla Kürt müziğinde kendine has bir yere sahiptir” şeklinde konuştu.

2012 yılında Hollanda Theater Rast ve Diyarbakır Şehir Tiyatrosu ortak yapımı olarak sahnelenen “Hamlet bi kurdî” oyununda Ophelia karakterini canlandırdığını ifade eden Gülseven Medar, “O oyunda seslendirdiğim eserleri kendim bestelemiştim. Sözleri Şeyhmus Sefer’e aitti. Oyunda  Rojda, Ali Tekbaş ve ben müzikal icrayla karakterlerimizi canlandırmıştık. Kendi yöresel müziğimize göre besteler yapmıştık. Müzikal, Kürt müziğinin bir özeti gibi olmuştu. Seslendirdiğiö 5 eserden 3’ünü Koçgıri yöresinin geleneksel formuna yakın ezgi şeklinde bestelemeye çalışmıştım” şeklinde konuştu.

Geleneksel ile yeninin buluşması

Ne kadar taklit edilse de geleneksel bir ezginin farklılaşmamasının elde olmadığını, zaman geçtikçe yenilenen müzikal anlayışın içinde başkalaştığını ve her ne kadar farklı enstrumanlarla işlense de bir şekilde ruhunu hissettirdiğini belirten Kürt sanatçı Gülseven Medar, sözlerine şöyle devam etti:

“Gelenekselin ağız ve ifadenin olabildiğince özenle korunarak icra edilmesi, kültürel devamlılık açısında önemli. Fakat zamanla Kürt müziği icracılarının kendilerine has müzik yaratma şansları da vardır. Olması en büyük dileğim. Geleneksel çizgide olmayıp ve başka kültürlerin müziklerinin taklidi de olmayıp özgün melodiler üretebilirse bir Kürt müzisyen, Kürt müziği için çok şanslı, olağanüstü, devrimsel bir durum söz konusu olur.”